Karadeniz Fikralari

iki cay

Temel ingiltere'de oteldeymis.
Oda servisini arayip: * "TU TI TU TU TU." demis.,
Oteldekiler telasa kapilmis bu mesaji çözmek için.
Oraya buraya haber salmislar...
Sonunda konsolosluktan bir çevirmen bulmuslar ve Temel'in ne dedigi
anlasilmis:
* "2 çay, 222'ye!"

Yedi kere yedi      

Ögretmen Temele kafayi takmis.illa sinifta birakacakmis çocugu diye millet dedikodu yapmis.Ögretmende halkin önünde Temeli sinav yapmaya karar vermis. Stadta millet toplanmis.Ve ögretmen megafonla Temele sormus :  
-Yedi kere yedi kaçtir?   
-Kirk tokuz demis, Temel.  
Bir saniye sonra staddakiler ayaga kalkip hep bir agizdan :  
-Pi sans taha ver, pi sans taha ver, diye bagirmislar. 

Vesikalik fotograf   

Temel'in vesikalik fotograf çektirmesi gerekir.Arkadasi Dursun Temel'e :  
-Sen suraya bir çukur kaz ben fotograf makinesini alip geliyorum, demis.Bir süre sonra Dursun gelmis bir de bakmis ki Temel 8 adet çukur kazmis.Dursun sasirmis.  
-Niye 8 tane çukur kazdin deyince.  
Temel : 

 -8 adet fotograf çekmeyecekmiyiz. iste onun için demis. Dursun ise :  
-Hiç gerek yoktu. Ben zaten 8 tane fotograf makinesi getirmistim, demis.  

 

Önemlilerin alti   

Lazistan'i gezmekte olan turist :  
-Allah Allah, burada herkesin biyigi var, demis.  
Temel, burnuna dikkat çekerek :
-Piz önemli ve degerli seylerin altini çizeruz. 

Küsmüs    

Askerligini yapmakta olan olan karadenizliye memleketinden mektup gelir. Zarfi açar. içinden bos bir kagit çikar. Ne bir adres, ne de tek bir kelime yazi vardir. Arkadasi merak eder sorar:

-Nedir o?

-Mektup...Agabeyim Ahmet’ten ...

-Hayret nasil olur, kagit bombos. Nasil bildin agabeyinden geldigini?

-Neden bilmeyeyim? Ben onunla konusmuyorumda ondan..

Kekeme      

Sehire inen karadenizli karisini kaybeder.

Her yeri aradigi halde bulamaz. Birde hasteneye gideyim belkide ölmüstür

diye düsünür. Morga gider. Karisini sorar, morgdaki vazifeli :

-Belirli bir isareti varmiydi? diye sorunca,

Karadenizli cevaplar:

-Evet, kekeme idi...

ikiside ayni yasta  

ihtiyar bir karadenizli doktora gelir. Sol ayaginda agrilar vardir.

Doktor muayyene eder ve sonra:

-Yasliliktan, yasliliktan, der.

ihtiyar karadenizli doktorun cevabini begenmez ve sorar:

Sag ayagim da ayni yasta, o niçin agrimiyor doktor?

Bu böyle olmayacak

Temel ile Dursun iki tane at almislar. Fakat devamli karistiriyorlarmis. Hangisi kimin ati belli degil. O yüzden Temel'in aklina parlak bir fikir gelmis ve atin bir tanesinin kuyrugunu kesmis. Dursun'un ona inat o da diger atin kuyrugunu kesmis. Temel bu sefer atin bir tanesine boya ile isaret koymus. Dursun'da ona inat ayni yere ayni boya ile diger ata isaret koymus. Bakmis ki böyle de olmuyor. Temel Dursun'a :  

-Ha Tursun bak bu böyle olmayacak Beyaz at benimki, siyah at da seninki olsun, demis.

Belirli isaret 

Sehire inen karadenizli karisini kaybeder. Her yeri aradigi halde bulamaz. Birde hasteneye gideyim belkide ölmüstür, diye düsünür. Morga gider. Karisini sorar, morgaki vazifeli:

-Belirli bir isareti varmiydi? diye sorunca,

Karadenizli cevaplar:

-Evet kekeme idi…

Ampulu döndürecegine 

Dört karadenizli Istanbul’a çalismaya gelirler. Oteller pahali oldugu için ortak

bir oda tutarlar. Kiraladiklari odanin elektrigi yanmamaktadir. içlerinden biri

ampul alip gelir. Fakat odada merdiven, sandalya, masa gibi üstüne çikilacak

bir sey yoktur. Ampulu getiren derki:

-tamam buldum,Ahmet surda dursun, Emel onun omuzuna çiksun ben de

onun üstüne çikayrim ampülü takayrim. Aynen dedikleri gibi yaparlar. Enüstteki ampulü yerine sokar ve:

-Haydi usaklar, yavas yavas saga tönün de ampülü yerlestireyim, der...

Adin ne bakim 

Temel bir gün hakimin karsisina çikartilir.  
Hakim Temel'e sorar :  
-Evladim senin adin ne bakim?   
Temel :  
-Adim "Temel", fakat "Z" si yok.   
Hakim biran düsünür ve Temel'e dönerek der :  
-Evladim, "Temel"de "Z" yok ki!   
Temel hemen cevabi yapistirir :  
-Eeeee, biz ne deduk hakim bey?